Ceza yargılaması, kişi özgürlüğünü doğrudan ilgilendiren ve kısa sürelerin telafisi güç hak kayıplarına yol açabildiği bir alandır. Kolluktaki ilk ifadeden itibaren hukuki destek almak, savunma hakkının etkin biçimde kullanılması bakımından belirleyicidir.
Büromuz; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesinde, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde şüpheli ve sanık müdafiliği ile müşteki, mağdur ve katılan vekilliği hizmeti sunmaktadır.
Bilmeniz gerekenler
- İfade öncesinde susma ve avukatla görüşme hakkınız vardır.
- Tutuklama ve adli kontrol kararlarına itiraz edilebilir.
- Kanun yolu süreleri kısadır; karar sonrası vakit kaybetmeyin.
Soruşturma aşaması: ifade ve gözaltı
Şüpheli, ifadesinin her aşamasında müdafi yardımından yararlanma ve susma hakkına sahiptir. Kolluk veya Cumhuriyet savcılığı önünde verilen ifade, ilerleyen aşamalarda aleyhe delil olarak değerlendirilebileceğinden; ifade öncesinde dosyanın içeriğini öğrenmek ve beyanları hukuki sonuçlarıyla birlikte planlamak önemlidir. Gözaltı süresince kişinin yakınlarına haber verilmesi ve avukatıyla görüşmesi kanuni güvence altındadır.
Tutuklama ve adli kontrol
Tutuklama, ancak kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olgular ve kanunda sayılan tutuklama nedenleri bulunduğunda başvurulabilecek istisnai bir tedbirdir. Sulh ceza hâkimliğince verilen tutuklama ve adli kontrol kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir; yargılama sürecinde de düzenli aralıklarla tahliye talebinde bulunulabilir. Yurt dışına çıkış yasağı, imza yükümlülüğü ve konutu terk etmeme gibi adli kontrol tedbirleri tutuklamaya alternatif olarak tartışılabilir.
Kovuşturma ve duruşma süreci
İddianamenin kabulüyle başlayan kovuşturma aşamasında delillerin duruşmada tartışılması, tanıkların dinlenmesi, bilirkişi raporlarına itiraz edilmesi ve esasa ilişkin savunmanın hazırlanması sürecin ana unsurlarıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), cezanın ertelenmesi ve seçenek yaptırımlar gibi kurumların şartları, dosyanın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir.
Kanun yolları ve bireysel başvuru
İlk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf, bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı ise kanunda belirtilen hâllerde temyiz yoluna başvurulabilir. Kanun yolu süreleri kısadır ve kararın tefhim ya da tebliğiyle işlemeye başlar. Olağan yollar tükendikten sonra temel hak ihlali iddiasıyla, nihai kararın öğrenilmesinden itibaren otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir.
Sunulan hizmetler
- Gözaltı ve ifade sırasında müdafilik
- Tutuklama ve adli kontrol kararlarına itiraz, tahliye talepleri
- Asliye ceza ve ağır ceza mahkemelerinde savunma
- Müşteki, mağdur ve katılan vekilliği; suç duyurusu dilekçeleri
- Dolandırıcılık, hırsızlık, yaralama, tehdit, uyuşturucu ve bilişim suçları
- Taksirle yaralama ve öldürme (trafik ve iş kazası kaynaklı) dosyaları
- İstinaf ve temyiz başvuruları
- İnfaz hukuku: koşullu salıverilme, denetimli serbestlik
Şehrinize göre
Diyarbakır Ceza Avukatı
Diyarbakır'da ceza dosyaları; Diyarbakır Adliyesi bünyesindeki sulh ceza hâkimlikleri, asliye ceza ve ağır ceza mahkemeleri ile ilçe adliyelerinde görülmekte, istinaf incelemesi ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairelerince yapılmaktadır. Diyarbakır ceza avukatı sayfası →
İzmir Ceza Avukatı
İzmir'de ceza dosyalarının önemli bir kısmı Bayraklı'daki İzmir Adliyesi'nde, bir kısmı ise ilçe adliyelerinde görülmekte; istinaf incelemesi İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairelerince yapılmaktadır. İzmir ceza avukatı sayfası →
İlgili mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun
Sıkça sorulan sorular
Yakınım gözaltına alındı, ne yapmalıyım?
Gözaltına alınan kişinin avukatla görüşme ve yakınlarına haber verilmesini isteme hakkı vardır. Bir avukatla iletişime geçtiğinizde avukat ilgili kolluk birimine giderek kişiyle görüşebilir, dosya hakkında bilgi alabilir ve ifade sırasında hazır bulunabilir.
İfadeye çağrıldım, avukatla gitmem gerekir mi?
Kanun her durumda avukat bulundurmayı zorunlu tutmaz; ancak verilen ifade ileride delil olarak kullanılabilir. Bu nedenle özellikle şüpheli sıfatıyla çağrıldığınız durumlarda, ifade öncesinde dosyanın içeriğini değerlendirmek ve avukatınızla birlikte gitmek yerinde olur.
HAGB (hükmün açıklanmasının geri bırakılması) nedir?
Kanunda belirtilen şartlar mevcutsa mahkeme, iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasını geri bırakabilir. Beş yıllık denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uyulursa açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılır ve dava düşer.
Tutuklama kararına nasıl itiraz edilir?
Tutuklama kararına karşı, kararı veren sulh ceza hâkimliğine dilekçe verilerek itiraz edilir; itiraz, kanunda belirtilen merci tarafından incelenir. İtirazda tutuklama şartlarının bulunmadığı, adli kontrolün yeterli olacağı ve kişisel koşullar somut olarak ortaya konulmalıdır.
Bu sayfadaki bilgiler genel nitelikte olup 5 Kasım 2026 tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuata göre hazırlanmıştır. Somut uyuşmazlığınız için dosyanıza özgü hukuki değerlendirme yapılması gerekir.

